Son Dakika! Rekabet Kurumu: Zincir marketlere kesilen 2,7 milyar liralık rekor ceza kartelleşme suçundan verildi

Rekabet Kurumu (RK) Başkanı Birol Küle, Rekabet Kurulu göre zincir marketlere kesilen 2,7 milyar liralık rekor cezanın gerisinde yaşanan tartışmalara ilişkin değerlendirmede bulundu. Soruşturma sürecine ilişkin veri veren Küle, 5 perakende zincirine ve 1 miktar şirketine yönetimle ilgili para cezası verilmesiyle sonuçlanan soruşturma sürecinin takriben 19 ay önce, 31 Mart 2020’de Komite göre alınan ön araştırma kararıyla başladığını söyledi. Ön araştırma raporunun 7 Mayıs 2020’de Rekabet Kurulunda görüşülmesi sonucu 30 girişim hakkında soruşturma kararı verildiğini ifade eden Küle, takriben bir yılda hazırlanan soruşturma raporunun 31 Mart 2021’de uzmanlar kadar hazırlanıp tamamlandığını bildirdi.

Küle, “Yani gerçekten karardan tam 7 ay önce, bugün karara konu olan ihlal tespitlerinin yer aldığı rapor taraflarla paylaşılmıştır. Konu bugünün konusu değildir. 2018 yılına değin geriye dışarı giden kanıt niteliğindeki yazışmalar ele geçirilmiştir. Bildiğiniz üzere nihai karar 28 Ekim’de alınmıştır. Soruşturma sürecinde iddia konusu eylemlerle ilgili olarak taraflardan üç yazılmış, bir sözlü elde etmek üzere toplam 4 savunma alınmıştır. Kanunun öngördüğü usulü süreçlerin tamamlanması sonucu alınan nihai karar, yaklaşık 19 aylık bir vakit dilimini kapsayan çözümleme sonucunda verilmiştir.” diye konuştu.

“HAKİM DURUMUN KÖTÜYE KULLANILMASI KAPSAMINDA BİR İHLAL”

Kamuoyunda aralıksız fahiş fiyat konusunun gündemde olduğuna dikkati çeken Küle, “Bu konuya tarafsızlık getirmekte üstünlük var. Rekabet Kurumu tarafından yapılan tespitlere kadar, ihlal konusu davranışlar sebebiyle fiyatların tüketici aleyhine yükseltildiği görülmekle birlikte, bu fiyatların ‘yanına varılmaz pahada’ olup olmadığına dair bir değer biçme, aksan veya fiyatların seviyesine bağlanmış herhangi bir netice bulunmamaktadır. Soruşturmada rekabet hukukunda yanına varılmaz pahada ya da fazla fiyat olarak geçen bir ihlal türü incelenmemiştir. Nitekim bu ihlal türü kanunumuzda 6’ncı maddesindeki başat durumun kötüye kullanılması dahilinde bir ihlaldir. Ama mevcut soruşturma, kanunun 4’üncü maddesi çerçevesinde yürütülmüştür. Soruşturma sürecinde, fahiş fiyat veya fiyatların seviyesi yok, bu fiyatların rakipler aralarında doğrudan ya da dolambaçlı temaslar aracılığıyla sağlanan koordinasyon/eşgüdüm sonucunda belirlenip belirlenmediği araştırılmıştır.” ifadelerini kullandı.

“PİYASA ORGANİZE EDİLDİ”

Küle, marketlerin fahiş fiyat sebebiyle haksız olarak cezalandırıldıklarına ilişkin iddialarına da yanıt vererek, “5 perakendeci girişim arasında aracısız ya da ortak tedarikçiler yoluyla dolaylı temaslar yoluyla, satmak fiyatlarının ve fiyat artışlarının koordinasyonunun sağlandığı, elde edilen belgelerde ‘piyasanın organize edildiği’, ‘artırılan fiyatların rakiplerle aynı zamanlı raflara yansıtılacağı’ yönünde ve benzer nitelikte pek fazla açıklama bulunduğu, zincir marketlerin fiyat hareketlerinin de bu bulguları büyük ölçüde tasdik ettiği görülmüştür. Ayrıca tekrar doğrudan ya da karşılıklı tedarikçiler yoluyla geleceğe dönük fiyatlar, fiyat artış tarihleri, dönemsel kampanyalar ve indirimler gibi rekabete ilişkin hassas bilgilerin paylaşıldığı, fiyat indirimine dışarı giden ya da pazar genelinde fiyatların arttığı dönemde demin fiyat artışı yapmayan zincir marketlerin fiyatlarına tedarikçiler yoluyla müdahale edilerek söz konusu zincir marketlerin fiyatlarının tüketiciler aleyhine yükseltilmesinin sağlandığı, nitekim bu durumun genelde ‘bozuk fiyatların düzelttirilmesi’ şeklinde belgelere yansıdığı saptama ediliyor. Natürel oysa buradaki bozuk fiyat ifadesinden düşük fiyatların kastedildiğini açıklamama sanırım lüzum değil.” dedi.

Soruşturma tarafı bir tedarikçi teşebbüsün ise kendi ürünleri bakımından zincir marketler arasında satış fiyatlarına ve fiyat artışlarına karşın gerçekleşen koordinasyonun sağlanmasında ve sürdürülmesinde rol oynadığı ve perakendecilerin geleceğe dönük satmak fiyatları ve fiyat artış tarihleri gibi rekabete hassas bilgilerin paylaşımına arabuluculuk ettiğinin belirlendiğini vurgulayan Küle, “Bu ihlal türü rekabet hukukunda kartel olarak tanıdık, rakipler arasında fiyatların ya da miktarların tespiti, müşterilerin ya da bölgelerin paylaşılması, ihalelerde önceden ayarlanmış hareket edilmesi gibi konularda gerçekleşen rekabeti kısıtlayıcı anlaşma veya düzenli eylemleri kapsamaktadır. Soruşturma dahilinde ise fiyatların tespit edilmesi hususu, fiyat büyüme oranları veya tutarlarının veya fiyat değişikliği tarihlerinin koordinasyonu gibi davranışları içermektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

“KARTEL ANAYASA’YA GÖRE SUÇTUR”

Ilk Önce bir takım kesimlerin, kendilerinin “kartel” olarak nitelediği bu davranışları “Piyasanın olmazsa olmazı”, hatta “Düşük fiyatların garantisi olduğunu” savunmalarını gülümseyerek izlediklerini belirten Küle, Anayasa’nın “Devlet, para, kredi, anapara, mülk ve hizmet piyasalarının dinç ve uyumlu işlemelerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır, piyasalarda fiili veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.” maddesini anımsattı. Küle, Anayasa’da devletin fiili veya uzlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önleyeceğinin açık açık hükme bağlandığına dikkati çekerek, “Her şeyden önce kartel Anayasamıza tarafından suçtur.” dedi.

Bu durumun Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’a kadar de hukuka tutarsız ve yasaklanmış olduğuna dikkati çeken Küle, kanunun amacının da mülk ve hizmet piyasalarındaki rekabeti engelleyici, bozucu ya da kısıtlayıcı anlaşma, karar ve uygulamaları, piyasaya etken olan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmalarını önlemek olduğunu dile getirdi. Küle, kanunun Kurula da bu ihlallere son verilmesi için zorunlu tedbirleri alıp, bundan sorumluluk sahibi olanlara yönetimsel para cezaları dilekçe görevini verdiğini söyledi.

Uygulanan cezaların bu hükümler doğrultusunda verildiğine işaret eden Küle, şöyle konuştu:

“Kararlarımız yargı denetimine açıktır ve taraflar elbet hak yoluna başvuracaklardır fakat bunun için başta bizim gerekçeli kararımızın yayımlanması gerekiyor. Bu aşamada vatandaşlarımızdan isteğim, sosyal ağ ve diğer mecraların yanlış yönlendirmelerine itibar etmemeleridir. Bugünlerde basına yansıyan görüşlerin hepsi gerçeklere değil, varsayımlara dayanmaktadır. Gerekçeli kararlarımız internet sitemizde herkesin erişimine açık olarak yayımlanacaktır. Gerekçeli kararlarımızda bütün tespit ve delillerimize yer vereceğiz. Vatandaşlarımız günü geldiğinde kararı bütün şeffaflığıyla inceleyebilirler.”

“TEDARİKÇİLERE İLİŞKİN AYRI SORUŞTURMA YÜRÜYOR”

Soruşturma dahilinde yalnızca tek bir tedarikçiye suç oluşturan kesilmesi ve suç oluşturan miktarlarının yüksekliğine ilişkin yorumları da değerlendiren Küle, şunları kaydetti:

“Soruşturmamız 30 girişim hakkında yürütüldü ve karara bağlandı. Bu teşebbüsler aralarında yalnızca 5 market ve 1 tedarikçi işyeri hakkında bedensel deliller elde ettik. Öteki teşebbüsler hakkında maddi deliller elde edilemediği için ceza uygulanmadı fakat bu kapsamda iki konuya açıklık getirmekte menfaat var. Marketlere bahşedilen cezada geçen belgeler yalnızca bir tedarikçiye karşın belgeler değildi. An itibarıyla tekrar benzer bir ihlal türüne karşın bir eylem içinde bulunduğu şüphesiyle 14 tedarikçi teşebbüsün taraf olduğu 26 Nisan 2021’de alınan kararla başlatılan soruşturma Kurumumuzca halihazırda yürütülmektedir. Soruşturma raporunun hazırlanma süreci devam etmektedir. Suç Oluşturan miktarına gelecek olursak bu konuda yürürlükte olan bir Cinayet Yönetmeliği’miz var. Cezalarımızı gerçekleşen cirolar üzerinden bu yönetmeliğe tarafından belirliyoruz. Kartel ağır bir ihlaldir ve canice oranları yüzde 2 ila yüzde 4 aralarında belirlenir. İhlalin süresi bir yıldan fazla ise bu oran yarım kat, 5 yıldan fazla ise bir kat artırılır. İhlal konusu faaliyetlerin ciro içindeki payının fazla düşük olması da indirim sebebidir. Her şey usulüne uygun olarak yapılmıştır. Yakın tarihte aynı pazarda, aynı türde ihlalin tespit edildiği diğer bir takım rekabet otoriteleri kadar yüzde 3’ten yüzde 7’ye dek para cezası uygulanmıştır.”

Başkan Küle, tüketicilerin zincir marketlere karşısında dava açabileceğine ilişkin haberler i de “Tüketiciler tarafından zincir marketlere karşı tazminat davası açılması mümkündür ancak bu konu özel hukuk kanıt vasıtaları ve yöntem hükümleri kapsamında adli adalet mahkemelerinde ileri sürülmesi gereken bir husus olup, Rekabet Kurumunun bir dahli söz konusu değildir.” dedi.

Haberi Kaydet



Yorum yapın

SMM Panel PDF Kitap indir